Hayallerimiz midir bizi hayata bağlayan, yoksa yaşanan hayatlar mıdır bize hayal kurduran?
Kalbinizde ve fikrinizde hayalleriniz ne kadar yer tutuyorsa, o kadar mı büyür dünya?
Ya da, şöyle mi demeli mesela;
“ Küçük dünyalar, küçük küçük hayallerle kocaman olurlar”...
---------------------------
23 yaşındaydı daha Emir Ali Turan.
Hayatının baharındaydı.
Askerden 1 yıl önce gelmiş, geleceğe dair nice ümitler beslemiş ve hemen işe koyulmuştu.
Karanlık bir kuyuydu belki, her gün yoluna vardığı. Ama olsun, korkusu karanlık değil, korkusu, yolun sonunda karanlıktan kurtulamamaktı.
20 yıldır ekmeğini taştan çıkartıyordu Ramazan Baştepe.
Emekliliğine sadece 3 günü vardı.
Arkadaşlarına bakıp; “ artık bu yerin altındaki hayat benim için bitti. İnşallah siz de bu kuyudan kurtulursunuz” demişti.
Evde düğün bayram etmişti.
Ramazan’ın gün ışığında bir hayat için sadece 3 günü vardı.
Lakin, biraz daha kazmak ve biraz daha taştan ekmek çıkarmak için son dinamit oldu ateşlediği.
O dinamit, arkadaşlarıyla birlikte, kendi ölümünün de sebebiydi.
Murat Aydın’ın tek isteği, kiradan kurtulmaktı.
Kurada çıkan evine 6 bin TL peşinat lazımdı.
8 yıldır o ocakta çalışıyordu.
Sonunda, güç te olsa, peşinatı toparlamıştı.
Tam da taksitlere başlayacaktı ki, hayalleri, hayatıyla birlikte kendisini terketti.
O gün, yerin 220 metre dibinde, metan gazı sıkıştı;
meydana gelen patlamada, göçük altında kalan 19 maden işçisi can verdi.
Biz bir yerlerde yemek yerken, arkadaşlarla sohbet ederken, yürürken veyahut hayaller kurarken duyduğumuz, öylesine, alelade bir ajans haberi gibi...
Öyle değil ne yazık ki..
O gün, küçük dünyaları kocaman edecek niye hayal, daha aydınlığı göremeden, nice hayatla birlikte yerin 220 metre dibine ve karanlıklara gömüldü.
-----------------------------
Hayaller midir bizi hayata bağlayan, yoksa yaşanan hayatlar mıdır bize hayal kurduran?
Yerin dibine girerken hayatlar, yerin üstünde hiçbir şey olmamış gibi yaşayanlar, ne garip, bazen de yeri gelir, ama yine de gerçeklerle yüzleşmekten kaçarlar.
Hazin bir hikayede ya da hayal dünyasından ibaret bir yaşam öyküsünde,
Şairin dediği gibi belki de,
“insan hayal ettiği müddetçe yaşar”.
Banu AYDOĞAN
Koç Bilgi Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü