Koç Üniversitesi
Ahmet YILMAZ



Ryan’ın Kuyusu

Sevgili doğa dostları,

Ryan Hreljac'ın kuyusunun hikayesini biliyor musunuz?

Ryan'ın hikayesi ile ilk olarak Dr. Wayne Dyer'ın bir televizyon programında tanıştım. Programda yer alan Ryan'in hikayesi o kadar çok ilgimi çekti ki ardından Ryan'ın belgeselini de izledim.

Ryan'la sizlerde tanışmak ister misiniz?

Ryan 1998 yılında, Kanada’da henüz 6 yaşında iken öğretmeninden Afrika’nın Uganda ülkesindeki insanların temiz içme suyu bulamadıkları için öldüklerini, temiz içme suyuna ulaşabilmek bir kaç kilometre yürümeleri gerektigini duyar. Öğretmeni Uganda’da temiz içme suyundan mahrum bir köye içme suyu sağlayabilecek bir kuyu yaptırmanın maliyetinin de 70 dolar olduğunu söyler.

Henüz 6 yaşındaki Ryan’ın o gece eve giderken artık tek hedefi vardır, 70 doları bulmak ve Uganda’da bir kuyu yaptırmak.

Ryan o gece büyük bir heyecanla bu hedefini ailesi ile paylaşır, ailesinden 70 dolar vermelerini ister. Ailesi önce bunun geçici bir heves olduğunu düşünerek önemsemez ama Ryan o kadar ısrarcı ve isteklidir ki sonunda Ryan’a o gece 70 doları bir çırpıda vermeyeceklerini ancak kendisine destek olacaklarını söylerler. Ryan ekstra ev işleri yaparak ve ailesine ev işlerinde yardımcı olarak cep harçlığına ek olarak para biriktirebilmesi için destek olacaklarını anlatırlar ancak Ryan’ın bu konuyu ertesi güne çoktan unutmuş olacağını düşünürler. Ama Ryan şaşırtıcı bir biçimde ertesi güne unutmak bir yana tam 4 ay boyunca bu hedefi için 70 doları biriktirebilmek için çalışır. Kardeşleri de en başta Ryan’a ev işlerinde yardım ederler ama belli bir süre kardeşleri sıkılıp bırakırlar, Ryan tek başına, henüz 6 yaşında ve Uganda’da temiz içme suyu bulamayan insanları düşünerek tam 4 ay boyunca ev işlerine yardım etmeyi ve hedefi uğruna para biriktirmeye devam eder.

4 ayın sonunda Ryan’ın kumbarası bozuk paralarla dolmuş ve tam olarak 70 dolar birikmiştir.

Ryan biriktirdiği bu 70 doları ailesi ve öğretmeni ile beraber Uganda’daki projeye destek veren Watercan ekibine götürdüğünde büyük bir hayal kırıklığına uğrar ve Uganda’da bir kuyunun yapılması için 70 dolar değil tam 2000 dolar gerektiğini öğrenir.

Artık Ryan’ın yeni hedefi çok büyümüştür ancak Ryan bu hedefindeartık tek başına değildir. Henüz 6 yaşında böylesine büyük bir azimle çalışan ve 4 ay boyunca hedefini tek bir gün bile unutmayan Ryan’a artık ailesi, komşuları, öğretmeni de destek olabilmek isterler. Ryan’ın hikayesi yaşadığı şehirde yayınlanan yerel bir gazetede çıkar, ardından çevre okullar Ryan’ı konuşmacı olarak okullarına davet ederler. Henüz yeni yazı yazmayı öğrenen, 6 yaşındaki Ryan’ın zamanının yarısını çocukluğunu yaşayarak geçirirken, diğer yarısını da Uganda’yı düşündüğünün haberi çok geçmeden geniş bir çevreye yayılır ve Ryan’ın 70 dolarla başlayan hedefini 2000 dolara tamamlayabilmek için bir çok yerden destek gelmeye başlar.

Ryan hedefine ulaşır ve 1999’da henüz daha 7 yaşında Uganda’daki ilk kuyusunu yaptırır. Ryan’ın kararlığından, hedefine ulaşmak için yılmaz azminden etkilenen ailesi Ryan ile beraber Uganda’ya bir ziyaret düzenlerler ve Ryan henüz daha 7 yaşında iken Uganda’daki arkadaşlarını, temiz içme suyu sağlayabileceği köyü, kardeş okul seçilen okulu ziyaret eder ve bu yolcukta hayat boyu kardeş olarak nitelendireceği Uganda’lı Jimmy Akana ile tanışır.

2001 yılında bir kar amacı gütmeyen bir vakıf haline gelen “Ryan’s Well Foundation” bugüne kadar dünyanın 16 farklı ülkesinde 518 adet kuyu oluşturarak, 640 bin’den fazla insana temiz içme suyu ulaştırabilmeyi başarmış ve büyük bir finansal güce ulaşmıştır.

Henüz 6 yaşında iken boyundan büyük bir hedefle, boyundan büyük başarılara imza atabilmiş, kendini yaşamak için insanlığın en temel ihtiyaçlarından birisi olan temiz içme suyu sağlayabilmeye adayan Ryan Hreljac bugün bir üniversite öğrencisi.

Ryan Hreljac’ın dünyadaki her insanın temiz içme suyuna ulaşabilmesine hakkı olduğuna ve her bir bireyin bir katkıda bulunabileceğine dair inancı suya atılan taşların oluşturduğu dalgalar gibi yayılarak büyümüş, ses getirmiş, kıtalar aşmış ve uluslararası büyüklükte bir sese ulaşmış.

...

Sevgili çevre dostları,

Peki Türkiye’de temiz içme suyu bulmakta bizler ne durumdayız?

Daha 50 yıl evveline kadar sanıyorum bizlere birisi gelip “bir gün çeşmelerden akan suyu içemeyeceksiniz, onun yerine suyu size şişelere koyup satacaklar” dese sanırım kimse inanmazdı. Bizler tüm ülke olarak su zenginiydik, değil mi ki ülkemizin her 3 tarafı da sularla çevriliydi, çeşmelerimizden içmeye doyamadığımız tadda berrak sular akardı, içebilir, yemeklerde kullanabilirdik.

Aradan daha yarım asır geçmemiş, tüm büyük şehirler ve hatta Anadolu’nun bir çok kentinde artık sular damacanaya dolmuş, şişe suyu içmekten başka seçeneğimiz kalmamış.

Üniversite yıllarımda biz de temiz içme suyu alabilmek için yurttan su satan marketlere yürüyüp, suyu doldurup geri dönerdik, artık evet temiz suyu ayağımıza arabalarla getirilebilen bir sisteme de geçmişiz. Ama varmak istediğimiz nokta bu mu?

Çeşmeden temiz, içilebilir, güvenle kullanabilir berrak, nefis tadlı suların tekrar aktığı, şişe ve damacana sulara veda ettiğimiz günler düşlüyorum tüm Türkiye için yeniden.

Sizce artık çok mu zor, imkansız mı? Artık geri dönüş mümkün değil mi?

Ryan henüz 6 yaşında Kanada’dan Uganda’ya kuyu yaptırabilmeyi başarmışsa, biz de başarabiliriz.

Biz varız , siz de bize destek olmakta var mısınız?

İlknur Gürdal




Yorum ekle Tüm yorumlar (1)  



Merih Yücel   31/01/2010 05:06:07
Su zengini bir ülke degiliz ama, sınırda sayılırız. Kaynak sularıızın hatalı tarım teknikleri ve vahşi sulama ile kirlendiği ve azaldığı bilimsel bir gerçek. Ama damacana sularına da ne kadar inanabiliriz. Onların içindeki agır metallerin, pestitislerin kontrolleri yapılıyormu bunları bilemeyiz. Sertlik derecesi yani içindeki kalsiyum m...



Diğer Haberler
»   Dünya size güveniyor!
»   Boğaziçi Köprüsü, küresel ısınmayla mücadele için ışıklarını kapatıyor
»   Hindistan Kopenhag Anlaşması'nı imzalayacak
»   Çin de "Kopenhag Anlaşması"na katılıyor
»   Kuzey Buz Denizi'ndeki metan gazı tehdidi
»   Kaş'ta Su Altı Patikası
»   Antartika'da dev bir buz dağı koptu
»   Kuş türü sayısında artış!
»   ODTÜ'nün 19 disiplini "Küresel Isınma" için birleşti
»   Ormanlar için 27 milyon dolar yardım
»   Yeşil Bilgi Platformu 4. Risk Yönetimi Zirvesi'nin sosyal ortağıydı!
»   Milli Parklarımız
»   Doğanın Çocukları
»   Kopenhag İklim Zirvesi (14-18 Aralık 2009)
»   Dünya için bir iyi bir kötü senaryo
»   Akdeniz'in yıldızı olacak
»   Ovaya hayat verecek dev proje
»   Ormanlar 'can suyunu' aldı
»   Kuş Cenneti'ne yeni gözlemevi
»   Dalyan Güneş Enerjisi Merkezi protokolü imzalandı

Hakkımızda   |   İletişim   |   Künye   |   Gizlilik politikası & Hukuki şartlar   |   Basın Odası
© 2008 Koç Bilgi Grubu