İSTANBUL - Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu (TÜRÇEK), Türkiye'nin iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hissedecek risk grubu ülkeler arasında yer aldığını bildirdi.
TÜRÇEK'ten 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, küresel ısınmanın, iklimlerin değişmesinin artık genç, yaşlı herkesin bildiği acı bir gerçek olduğu belirtilerek, yılda yüz binlerce insanın, iklim değişikliği kaynaklı doğal afet, açlık, hastalık gibi nedenlerle hayatını kaybettiği ifade edildi.
Canlı türlerinin yok olduğu, bu durumu durdurmak için yapılan anlaşmaların yetersiz kaldığı vurgulanan açıklamada, "Artık herkesin bu mücadelenin bir parçası olması gerekiyor. İşte Dünya Çevre Günü genç, yaşlı herkese gezegeni önemsediklerini göstermeleri, mücadeleye başlamaları için güzel bir fırsat sunuyor" denildi.
Açıklamada, her yıl Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından tüm dünyada 5 Haziran'da kutlanan Dünya Çevre Günü'nün bu yılki temasının "Gezegenin sana ihtiyacı var. İklim değişikliği ile mücadele için birleşin" olarak belirlendiği anımsatılarak, bu tema ile Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak yeni iklim değişikliği anlaşması üzerinde ülkelerin anlaşmaya varmasının önemi ve aciliyeti, aynı zamanda gezegenin korunması için kişilerin alması gereken bireysel sorumlulukların vurgulandığı kaydedildi.
"IŞIKLARI SÖNDÜRÜN"
Bu yıl Dünya Çevre Günü'nün ev sahibi ülkesinin, iklim değişikliğiyle mücadelede oynadığı rolünü giderek artıran Meksika olduğu belirtilen açıklamada, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un Dünya Çevre Günü'nde herkesi gezegenin daha yeşil ve temiz olması yolunda somut atımlar atmaya davet ettiği anımsatıldı.
Açıklamada, Ki-moon'un "Işıkları söndürün. Ulaşımda toplu taşımayı kullanın. Geri dönüştürün. Ağaç dikin. Mahallenizdeki parkları temizleyin. Çevreci eylemler yapmaları için kurumları sorumlu tutun. Ve hükümet temsilcilerinizi Kopenhag'da anlaşmaya varmaları için zorlayın" sözlerine yer verildi.
Hükümetin 5 Şubat'ta Kyoto Protokolü'ne imza attığı, Türkiye'nin, Kyoto Protokolü'nün 2012'de bitecek II. dönemi sonuna kadar kağıt üzerinde bir yükümlülüğü bulunmadığı belirtilen açıklamada, "Ancak bu, Türkiye'nin bu konuda hiçbir şey yapmayacağı anlamına gelmemeli. TÜRÇEK, hükümeti, tüm sektörlerde sera gazı salımının kontrol altına alınması, azaltılması ve hatta yok edilmesine yönelik önlemleri bir an önce almaya ve iklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesi yolunda hızla adım atmaya davet ediyor" ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, 2012 yılının sonrasındaki süreç için kararlar ve stratejilerin, Kopenhag'daki İklim Rejimi Toplantısı'nda görüşüleceği kaydedilerek, şöyle devam edildi:
"Türkiye de bu toplantıda bir taraf olarak yer alacak. Bu toplantıda alınacak kararlar ve üzerinde varılacak anlaşma, artık tüm dünyanın geleceği için büyük önem taşıyor. Bununla birlikte unutmayalım ki Türkiye iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedecek risk grubu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye'nin ikliminde olacak değişim sadece doğal kaynakları ve çevresel değerleri olumsuz etkilemekle kalmayacak, bunlara bağlı olarak ekonomik ve toplumsal boyutlarda da önemli değişimlere yol açacaktır. Bu nedenle Kyoto Protokolü'nde yükümlülüğü olsun olmasın ya da Kopenhang Anlaşması'nda ne sonuç çıkarsa çıksın, Türkiye'nin sera gazı salımının azaltılmasında ve iklim değişikliğine uyum politikalarını geliştirmesinde hızla atacağı adımların, Türkiye'ye sadece çevresel değil, ekonomik ve sosyal açılardan da kazanç sağlayacağı unutulmamalıdır."
(AA)