Ara
tarih
Ara

Yeşil Bilgi Platformu
     Üye Kayıt | Giriş Facebook Twiter E-Posta RSS

Ana Sayfa Yeşil Bilgi Tohumları Sorumluluk Şimdi Röportajlar Etkinlikler Yeşil Dünya Yazıları

İstatistik

  • Girdiler (0)
  • Yorumlar (0)

Kategorideki Yazılar: Çevre Kirliliği



May
25
2015

 Ergene, Marmara'ya son ölümcül darbe 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği, Su ve Su Kaynakları Yorumlar(0) 

Ergene, Marmara'ya son ölümcül darbe

Uzmanlar Ergene ve Marmara için rapor hazırladı. Raporda, 1983'ten bu yana Marmara'nın 25 metreden derin suları pek çok deniz canlısı için yaşanamayacak duruma geldiği ve Haliç'ten çıkan atıkların Marmara'ya atılmasının son ölümcül darbe olduğu vurgulandı.

Trakya'nın en önemli çevre sorunu Ergene Nehri kirliliği için, Çorlu’da TTB, TMMOB, MAREM (Marmara Envi-ronmental Monitoring) projesi yetkilileri, Ergene ve Trakya Platformu katılımıyla bir rapor hazırlandı.Tekirdağ Valiliği koordinatörlüğünde Tekirdağ Ergene Derin Deniz Deşarj AŞ tarafından Ergene Nehri’nden deşarjın yapılacağı Şerefli Deresi ve Marmara Denizi kıyısında incelemeler yapan komisyonun raporundan satır başları şöyle:

GÖÇ RANT KAYNAĞI

Yıldız Dağları yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle Trakya’nın yaşam kaynağı, Ergene Nehri ise bu ekosistemin atardamarıdır. Yaklaşık 300 bin dekarlık tarım alanlarını besler. Ergene, 20 yıldır sanayi, evsel-tarımsal ilaç, gübre atıkları ile kirletilmiştir. Ergene Acil Eylem Planı çerçevesinde bugüne dek etkin bir faaliyetin görülmediği anlaşılmıştır.

AĞIR METALLER ARTAR

Endüstriyel atıkların arıtılmadan dere, gölet, nehir, denize verilmesi halinde, toksik kimyasallar bu alanlara taşınır. Bu kirli yüzey suların tarımsal sulamada kullanılmasıyla tarım toprakları ağır düzeyde kirlenir. Ağır metallerle kirlenmiş toprak, kayıptır. Bölgedeki ağır metaller ve kanser konusunda insan kaynaklı çalışmalar yapılmıştır.

DERİN DEŞARJ İMKÂNSIZ

Marmara içdenizimiz. Uğradığı aşırı kirlenme karşısında kendi oksijen gücü yetersiz. 1983’ten bu yana Marmara’nın 25 metreden derin suları pek çok deniz canlısı için yaşanamayacak duruma gelmiştir. Bunda en önemli etken, Haliç’ten çıkan atıkların Marmara’ya atılması.Amaç kirli suyu süzüp katı maddeleri tutmaksa; zaten can çekişen Marmara’ya son ölümcül darbe olacaktır. Bu yaklaşım sorun çözmek değil, saklamak, başka sorunlara yol açmaktır. Tekirdağ bölgesinde Marmara Denizi hedefli ‘derin deniz deşarjı’ olanağı bulunmamaktadır.


Kaynak: Radikal

Devamı


May
8
2015

 Ölüdeniz'den iki kamyon çöp çıktı 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Su ve Su Kaynakları Yorumlar(0) 

Ölüdeniz'den iki kamyon çöp çıktı

Fethiye Belediyesinin "Daha güzel daha temiz Fethiye" sloganıyla başlattığı kampanya kapsamında Ölüdeniz'de gönüllülerce çevre temizliği yapıldı.

Fethiye Belediyesi, TEMA Vakfı ve bir otelin işbirliğinde Ölüdeniz Mahallesi'nde gerçekleştirilen etkinliğe Belediye Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, çevreciler ve otel çalışanlarından oluşan yüz gönüllü katıldı. Yol güzergahındaki üç kilometrede yapılan temizlik çalışmasında cam ve pet şişe ile yiyecek atıkları toplandı.

Gönüllülerin bir saatte topladığı iki kamyon çöp, geri dönüşüm kapsamında ayrıştırılması için belediye yetkililerine teslim edildi.

Fethiye Belediye Başkan Yardımcısı Mete Atay, gazetecilere yaptığı açıklamada, turizm sezonuna "Daha güzel daha temiz Fethiye" sloganıyla başladıklarını söyledi.Doğasıyla kendisine hayran bırakan Ölüdeniz ve Göcek bölgelerinin temizliği daha çok hak ettiğini dile getiren Atay, doğa güzelliklerinin olduğu yerlere çevre kirliliğinin yakışmadığını belirtti.

Atay, "Bu etkinlikler devam ettiği sürece Fethiye'ye gelen yerli ve yabancı turistler temiz bir çevre görür. Bizler, Allah'ın verdiği bu güzelliği titizlikle korumaya devam edeceğiz. Çevrenin temiz kalması için bu tür kampanyalar yetersiz kalıyor. Herkesin bilinçlenmesi lazım" dedi.

TEMA Vakfı Fethiye Şube Başkanı Okyay Tirli de böyle etkinliklerle çevrenin korunmasına katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti. Çevreye karşı daha fazla duyarlı olunmasını isteyen Tirli, "Burada atılan hiçbir şey çöp değil. Ülke ekonomisine katkı sunan geri dönüştürülebilir atıklar var" diye konuştu.

 

Kaynak: AA 

Devamı


Nis
29
2015

 Marmaris Körfezi inceleme altında 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Su ve Su Kaynakları Yorumlar(0) 

Marmaris Körfezi inceleme altında

Muğla'nın Marmaris İlçesi'nde, Barcelona Sözleşmesiyle koruma altına alınan Posidonia çayırlarının kirlilik durumunu tespit amacıyla inceleme başlatıldı.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri İşletmeciliği Enstitüsü Müdürlüğü'nün, Marmaris Belediyesi'nin desteğiyle Marmaris Körfezi ve kıyılarında yürüttüğü incelemenin ardından bir rapor hazırlayacağı bildirildi. 19 - 29 Nisan tarihleri arasında 'Posidonia Oceanica Çayırlarının Tespiti' adı altında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vermek için bugün basın toplantısı düzenlendi. Green Naturel Diomand Otel'de gerçekleştirilen bilgilendirilme toplantısına Marmaris Belediye Başkanı CHP'li Ali Acar, Yrd. Doç. Dr. Ahsen Yüksek, Büyükşehir Çevre Koruma, Milli Parklar İlçe ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) temsilcileri ile Marmaris Çevre Gönüllüleri Başkanı Filiz Ersan katıldı.

Başkan Ali Acar, dalgıçların da görev aldığı incelemeler kapsamında üniversitenin rapor hazırladığını söyleyerek, "Marmaris Körfezi, kapalı bir havuz gibi. Çevresel denge açısından risk taşıyor. İncelemeler sonrası hazırlanacak rapor doğrultusunda üzerimize düşeni yerine getireceğiz. Körfezime sonuna kadar sahip çıkılması, korunmasını önemsiyoruz. Bu konuda kendimizi sorumlu hissediyoruz. Ama tek başına bu mümkün değil. Tüm kurumların, herkesimin de söz konusu sorumluluğu hissetmeye, gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz" dedi.

ÇAYIRLARIN SAĞLIK DURUMU GÖZLENDİ

Posedion çayırlarının denizaltı ekolojisi açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Ahsen Yüksek, Posedion çayırlarının, Barcelona Sözleşmesi ile Akdeniz Havzası'nda koruma altına alındığını belirtti. Balık çeşitliliğinin ve miktarının azalması, kıyı çizgisi ve plajlarının kaybolması veya hasar görmesi açısından konunun önemine dikkat çeken Yüksek, Marmaris Körfezi'nde 10 kişilik ekiple, dalgıç desteğiyle yaptıkları incelemelerde Posedion çayırlarının yayılımı, yoğunluğu ve sağlık durumunu gözlemleyerek kayıt aldıklarını vurguladı. Yüksek, elde ettikleri verileri, İstanbul'da analiz ettikten sonra hazırlayacakları raporu Marmaris Belediyesi'ne sunacaklarını da ifade etti.

Çevre Gönüllüleri Başkanı Filiz Ersan ise, yürütülen çalışmalar hakkında şöyle konuştu: "Her zaman olduğu gibi çevre adına yapılacak her türlü girişimin yanında ve destekçisi oluruz. Bilim adamlarımızın söz konusu çalışmaların başladığı günü kurtuluşun başlangıcı olarak görüyoruz. Bu kapsamda bizler de elimizden geleni yapacağımıza söz veriyoruz" dedi.


Kaynak: DHA

Devamı


Nis
9
2015

 'Akdeniz plastik çöplüğüne dönüşüyor' 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Duyarlılık, Çevre Kirliliği, Su ve Su Kaynakları Yorumlar(0) 

'Akdeniz plastik çöplüğüne dönüşüyor'

Bilim insanları Akdeniz'de büyük miktarlarda plastik atık biriktiğini söylüyor. Bir araştırmada deniz yüzeyinde yüzen bin ton civarında plastik tespit edildi. Bunların başlıcaları plastik şişe, torba ve ambalaj parçaları. BBC Türkçe’de yer alan habere göre, İspanyol araştırmacılar, Akdeniz'in biyolojik zenginliği ve ekonomik önemi nedeniyle plastik kirliliğinin özellikle tehlikeli olduğunu söylüyorlar.

Balık, kuşlar, kaplumbağalar ve balinaların midelerinde plastik bulunmuş. İspanya'daki Cadiz Üniversitesi'nden Dr Andres Cozar "Akdeniz büyük bir plastik atık birikim bölgesi" diyor.

Plastik diğer denizlerde de sorun

Kuzey Avrupa kıyılarında yetişen istiridye ve midyelerde de çok küçük plastik parçaları bulunmuş. Plastik Akdeniz'de okyanus deveranlarındakine benzer bir ölçekte birikmekte. Arktik Okyanusu, Bengal Körfezi, Güney Çin Denizi ve Barents Denizi dahil olmak üzere diğer denizlerde de yüksek miktarda plastik bulunmuş.

Mikroplastik tehdidi

Plos One dergisinde yayınlanan çalışmayı değerlendiren, Londra Üniversitesi'nden Dr David Morritt, mikroplastikler olarak bilinen çok küçük plastik parçalarının özellikle endişe verici olduğunu söyledi.

Çalışmada Akdeniz'deki plastik öğelerin % 80'den fazlasının bu kategoride olduğu bulundu. Biyolojik Bilimler Okulu'ndan Dr. Morritt "Bu çok küçük plastik parçaları deniz canlıları tarafından yutuluyor ve plastiklerden bağırsaklara bazı kimyasal maddeler salınıyor" dedi.

Akdeniz'in önemi

Akdeniz küresel okyanus alanının % 1'den azını temsil ediyor ancak ekonomik ve ekolojik açıdan önemli. Akdeniz tüm deniz türlerinin % 4 ila % 18'ini barındırıyor. Aynı zamanda kıyısındaki ülkeler için turizm ve balıkçılık geliri sağlamakta.

Cadiz Üniversitesi'nden Dr Cozar, "Akdeniz'deki biyolojik zenginlik ve ekonomik faaliyetlerin yoğunlaşması göz önüne alındığında, plastik kirliliğinin deniz ve insan yaşamı üzerindeki etkileri bu plastik birikim bölgesinde özellikle ilgiye mazhar olabilir" diyor.

 

Kaynak: BBC

Devamı


Nis
9
2015

 Hindistan hava kirliliğine savaş açtı 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Duyarlılık, Çevre Kirliliği, Çevre Koruma Yorumlar(0) 

Hindistan hava kirliliğine savaş açtı

  Hindistan kirlilik seviyeleri hakkında gerçek zamanlı bilgi elde etmek için, ilk hava kalitesi endeksini başlattı.

Başbakan Narendra Modi tarafından açıklanan endeks, başlangıçta 10 ilde hava kalitesini izleyecek.Geçen yıl Çevre Tercih Endeksi hava kalitesinde Hindistan'ı 178 ülke arasında 174. sıraya yerleştirdi.Yükselen ve sağlık için tehlikeli kirlilikten esas olarak Hint yollarındaki araçlardaki büyük artış sorumlu tutuldu.Bunlar arasında dizel araçlar özellikle dikkat çekiyor.

Kirlilik düzeyi

Kirletici sanayi, çöp ve yaprağın açıkta yakılması, büyük miktarlarda inşaat atıkları ve ormanların önemli düzeyde kaybı da şehirlerde yüksek kirlilik seviyelerine yol açıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), geçen yıl dünyanın en kirli 20 şehrinden 13'ünün Hindistan'da olduğunu tespit etti. Araştırmaya göre başkent Delhi, dünyanın en kirli kenti.Hava kirliliği Hindistan'da erken ölümlerin en önde gelen nedeni. Yaklaşık 620.000 kişinin her yıl kirlilik ile ilgili hastalıklardan öldüğü söyleniyor.

Yeni endeks

Yeni endeks ilk etapta 10 şehri kapsayacak.Zamanla bunun 60'dan fazla şehri kapsayacağı söyleniyor. Endeksin verilerinin nasıl toplanacağının detayları henüz belli değil. Ama yetkililer hava kalitesi üzerinde "kompozit ve kapsamlı" bilgi sağlayacağını söylüyorlar. Bunun kamuya açık olacağı ve internete yükleneceği söyleniyor. Halk böylece evde kalmanın daha güvenli olup olmacağını bilecek. Çevre grupları kararı memnuniyetle karşıladılar.

Çin de aynı zamanda "hava kirliliğine savaş" ilan etti. Çin son zamanlarda şehirlerde hava kalitesi rakamlarını yayımlamaya başladı.


Kaynak: BBC

Devamı


Nis
8
2015

 Hava kirliliği beyin kanaması tehlikesini artırıyor 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Kirliliği, İklim Değişikliği Yorumlar(0) 

Hava kirliliği beyin kanaması tehlikesini artırıyor

  Küresel düzeyde yapılan bir araştırma hava kirliliğinin beyin kanaması tehlikesini artırdığını ortaya koydu.

Bilim insanları, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hava kirliliğinde kısa erimli tırmanışların bile beyin kanaması vakalarında artışa yol açtığını belirtiyor.
Hava kirliliği ile beyin kanaması arasındaki ilişkiye ilişkin araştırma, daha önce hava kirliliğiyle kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişkiye dair çalışmaları izliyor.

İngiliz tıp uzmanları gelişmiş ülkelerde hava kirliliğinin daha düşük olmasına rağmen hala önemli bir tehlike oluşturduğunu kaydediyor.
İngiltere'nin bazı kesimlerinde 2010 yılında AB tarafından konmuş olan hava kirliliği sınırlarının aşıldığı ve bazı büyük kentlerde bu durumun en azından 2025'e dek sürebileceği belirtildi.

Avrupa Çevre Kuruluşu hava kirliliğinin önemli hastalıklara ve erken ölümlere yol açabileceğini vurgulamakta.
Edinburg Üniversitesi'nden bilim insanları 28 ülkeden 94 araştırmanın sonuçlarını inceledi ve hava kirliliğinin kısa süre için artmasının bile beyin kanaması vakalarını ve beyin kanamasından ölümleri artırdığını saptadı.

Hava kirliliğiyle beyin kanaması arasındaki ilişkinin en güçlü olduğu yerler düşük ve orta gelirli ülkelerde, halkın özellikle yüksek hava kirliliği yaşadığı günlerde olduğu kaydedildi.

Araştırmada kükürt dioksit, nitrojen dioksit ve karbonmonoksit gibi gazlarla PM 2.5 diye bilinen kurum zerreleri gibi havayı kirleten çeşitli maddeler incelendi.
Çalışmaya öncülük eden Dr. Anoop Shah, "Beyin kanaması ve hava kirliliği arasındaki bağlantı ile sigara alışkanlığı veya yüksek tansiyon gibi beyin kanaması tehlikesi yaratan unsurlar arasındaki fark, hava kirliliğinden tüm nüfusun etkilenmesi. Dolayısıyla yalnızca yüksek risk altında olanlar değil, genel nüfus daha büyük tehlike altında." dedi.

Bu araştırmaya maddi kaynak sağlayan İngiliz Kalp Vakfı, İngiltere hükümetinin hava kirliliği hedeflerine uymak için acil önlemler alması ve kalp ya da akciğer hastalarının yaşadıkları ve çalıştıkları yerlerdeki hava kirliliği düzeyine dikkat etmeleri gerektiğini belirtti.

 

Kaynak: BBC Türkçe

Devamı


Mar
12
2015

 Kirlettiğimiz Plastiği Geri Dönüştüremiyoruz! 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Kirliliği, Çevre Koruma Yorumlar(0) 

Kirlettiğimiz Plastiği Geri Dönüştüremiyoruz!

  Adana Ticaret Odası (ATO) Meclisi ve 12. Grup Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Güven Candan, ülkemizde geri dönüşüm mekanizmalarının sağlıklı işlememesinden dolayı; çöple kirlenen plastiğin ekonomiye yeniden kazandırılmasının zorlaştığını söyledi.

Candan, ATO Meclis toplantısında yaptığı konuşmada, geri dönüşümü en yüksek olan ürünlerden plastiğin, ülkemizde sağlıklı ayrıştırılamayıp çöple kirletilmesinden dolayı ekonomik değerinin azaldığını söyledi. AB ülkelerinde plastikte geri dönüşüm oranının yüzde 50 olduğunu, ülkemizde ise bu oranın ancak yüzde 30 civarında gerçekleştiğini belirten Candan, bu durumun rakamsal olarak devasa kayıplara yol açtığını bildirdi.

"YILLIK 13 MİLYAR DOLARLIK DEĞER"
 Günümüzde ahşap, metal, cam, pamuk, kauçuk gibi yaşamın her alanında kullanılan ürünlerin yerini alan plastiğin, Türkiye’de yıllık 8.1 milyon ton üretim, 13 milyar dolarlık katma değerle dev bir sektör oluşturduğunu vurgulayan Candan, Adana‘nın plastik sektöründe 2014 yılı verilerine göre; 256 milyon dolar ithalat, 288 milyon dolarlık da ihracat rakamlarına ulaştığını bildirdi.

Candan, yurt içi hammadde üretiminde PETKİM’den başka kaynak bulunmayışının plastik üretimini yüzde 87 oranında dışa bağımlı hale getirdiğini ifade etti.

Bakü, Tiflis, Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın Yumurtalık’tan dünyaya açılmasının Adana’yı yakın bir gelecekte dünyanın 3. enerji merkezi yapacağını belirten Candan, bölgeye kurulacak petrokimya tesislerinin, ham madde ihtiyacını karşılaması açısından sektörü rahatlatacağını söyledi.

"EN ÇOK AMBALAJDA KULLANILIYOR"
 Candan, sunumunda plastiğin Türkiye’de, ambalaj sanayinde yüzde 40, inşaatta yüzde 22, elektrik elektronikte yüzde 10, tarım, otomotiv ve tekstilde yüzde 4’er, diğer sektörlerde ise yüzde 14 oranında kullanıldığı bilgisini de verdi.
 Ülkemizde geri dönüşüm mekanizmalarının sağlıklı işlememesinden dolayı; çöple kirlenen plastiğin ekonomiye yeniden kazandırılmasını zorlaştırdığını ifade eden Candan, “Plastiğin çöple kirlenmiş olması ekonomik değerini azaltmaktadır. Evlerde geri kazanılabilen atıklar olan cam, metal, plastik ve kağıtların diğer çöplerle karıştırılmayıp ayrı torbalara konulması aslında çok basit ve çok yararlı bir uygulamadır. Geri kazanılan plastik, pet şişe, poşet, naylon benzeri ürünler yeniden poşet, PVC, yer karosu, pis su borusu, halı ipliği gibi çok çeşitli mamul üretimi için kullanılabilmektedir. Plastiklerin geri kazanılması hem çevre hem de ekonomi açısından son derece önemlidir” dedi.

"YÜZDE 30’UNU DÖNÜŞTÜREBİLİYORUZ"
 Ülkemizde plastiğin ancak yüzde 30 oranında dönüşümünün gerçekleştiğini AB ülkelerinde ise bu oranın yüzde 50 civarında seyrettiğini hatırlatan Mehmet Güven Candan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ülkemizde halen kişi başına günlük 0.5-0.7 kilogram atık malzeme çıkmaktadır. Bu atıkların yüzde 80-85’ini organik malzemeler, yüzde 7-10 kadarını kağıt, yüzde 4-6 kadarını ise plastikler oluşturmaktadır. Çöpten toplanan bu atıklar yüzde 10-15 dolayında çöple kirlenmiş olduğundan ekonomik değer bulmamaktadır. Dolayısıyla, alınacak önlemlerle bu atıkları ayrıştırarak toplamayı ve yeniden değerlendirmeyi sağlamak, hem ülkemiz ekonomisi hem de sağlıklı çevre için yaşamsal önemde olacaktır."

 

Kaynak: İHA
 

Devamı


Mar
2
2015

 Çevre Raporu: İstanbul ve 32 İlde Su, Ankara ile Birlikte 27 İlin Havası Kirli 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Erozyon Yorumlar(0) 

Çevre Raporu: İstanbul ve 32 İlde Su, Ankara ile Birlikte 27 İlin Havası Kirli

  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye çapında 81 ilin su, hava, atık ve gürültü kirlilik durumunu ortaya koyduğu karnelerini çıkardı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye çapında 81 ilin su, hava, atık ve gürültü kirlilik durumunu ortaya koyduğu karnelerini çıkardı. Bakanlığın 2 yılda bir yaptığı Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu’na göre 32 ilde su kirliliği, 27 ilde hava kirliliği, 19 ilde atıklar, 2 ilde gürültü kirliliği ve bir ilde erozyon en önemli çevre sorunu olduğu belirlendi. İllerin birinci öncelikli çevre sorunları sıralamasında İstanbul’da su kirliliği, Ankara, Antalya, Diyarbakır ve Kocaeli’nde hava kirliliği, Erzurum, İzmir, Kayseri ve Sakarya’da atık kirliliği, Adana’da Gürültü kirliliği ilk sırada geliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iki yılda bir hazırladığı Türkiye Çevre Sorunları Ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu 2014 yayımlandı. Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin Ve Denetim Genel Müdürlüğü Çevre Envanteri ve Bilgi Yönetimi Dairesi Başkanlığı Veri Değerlendirme Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı 126 sayfalık rapor Türkiye’deki çevre kirliliğine ilişkin önemli veriler yer aldı.

Bakanlığın taşra teşkilatından elde ettiği bilgilere göre, çevre sorunlarının neler olduğuna genel olarak bakıldığında 32 ilde su kirliliğinin, 27 ilde hava kirliliğinin, 19 ilde atıkların, 2 ilde gürültü kirliliğinin, 1 ilde erozyonun öncelikli çevre sorunları olduğu ortaya çıktı. 2012 yılında önceki döneme göre hava kirliliği ve atıkların birinci öncelikli sorun olduğu illerin sayısının azaldığı tespit edildi. Bunda, doğalgaz kullanımı ve atık bertaraf/geri dönüşümü konusundaki gelişmelerin etkisi olduğu düşünüldü. Buna karşın su kirliliğinin birinci öncelikli sorun olduğu illerin sayısında artış oldu.

 

ANTALYA HAVA, VAN SU, İZMİR ATIK KİRLİLİĞİ İLE İLK SIRADA

Akdeniz Bölgesindeki Antalya, Hatay, Isparta, Mersin, Kahramanmaraş, Osmaniye illerinde hava kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu. Burdur’da atıklar, Adana’da ise gürültü kirliliği birinci öncelikli sorun. Önceki dönemde olduğu gibi hava kirliliği bölgede en fazla görülen birinci öncelikli sorun oldu. Doğu Anadolu Bölgesinde Bingöl, Erzincan, Hakkari, Malatya, Tunceli, Van su kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu. 4 ilde hava kirliliği Ardahan, Bitlis, Iğdır, Kars, 4 ilde ise atıklar Ağrı, Elazığ, Erzurum, Muş birinci öncelikli çevre sorunu. Bölgede önceki dönemde baskın olan sorun atıklar olurken bu kez su kirliliği ön plana çıktı. Ege Bölgesinde Aydın, Kütahya, Manisa, Muğla su kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu olurken, 3 ilde Afyonkarahisar, İzmir ve Uşak atıklar, Denizli’de ise hava kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu. Bölgede önceki dönemde baskın olan sorun hava kirliliğiyken bu kez su kirliliği ön plana çıkıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 8 ilde Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şırnak hava kirliliği, Şanlıurfa’da ise su kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu olarak belirlendi.

 

SİVAS’TA EROZYON BİRİNCİ ÖNCELİKLİ ÇEVRE SORUNU 

İç Anadolu Bölgesinde Aksaray, Çankırı, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Yozgat’ta su kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu, Ankara, Kırıkkale ve Konya’da hava kirliliği, Karaman ve Kayseri’de atıklar, Eskişehir’de gürültü kirliliği, Sivas’ta erozyon birinci öncelikli çevre sorunu olarak tespit edildi. Bölgede önceki dönemde baskın olan sorun hava kirliliği iken bu kez su kirliliği ön plana çıkıyor. Karadeniz Bölgesinde Amasya, Artvin, Bartın, Bayburt, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon su kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu, 6 ilde Bolu, Düzce, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Tokat atıklar, 4 ilde ise Çorum, Karabük, Kastamonu, Zonguldak hava kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu oldu. Bölgede, önceki dönemde hava kirliliği ve atıklar baskın sorunlar iken bu kez su kirliliği ön plana çıktı.

Marmara Bölgesinde 7 ilde Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ su kirliliği, Bilecik, Sakarya ve Yalova’da atıklar, Kocaeli’nde ise hava kirliliği birinci öncelikli çevre sorunu. Önceki dönemde olduğu gibi su kirliliği bölgede en fazla görülen birinci öncelikli sorun oldu.

Ülkemizin birinci öncelikli sorunu olan su kirliği ile ilgili raporda, 38 adet ilde kendi il sınırları içerisindeki, toplamda 162 adet yüzey suyu veya izleme noktası için kalite sınıfları belirtildi. Bunların yüzde 16,7’si yüksek kaliteli su, yüzde 16’sı az kirlenmiş su, yüzde 28,4’ü kirlenmiş su, yüzde 38,9’u çok kirlenmiş su sınıfına dahil. Yüzeysel sularının muhtemel kirlenme nedenlerinin başında evsel atıksular gelirken bunu sırasıyla zirai ilaç ve gübre kullanımı ile evsel katı atıklar takip ediyor.

Denizlere göre yapılan değerlendirmede, Akdeniz’de yüzme sularının çoğunlukla ‘çok iyi’, Ege Denizi ve Karadeniz’de ‘iyi’, Marmara Denizi’nde ‘çok iyi’ sınıflarında olduğu görüldü. Her ne kadar Marmara Denizi’nde ‘çok iyi’ sınıfta yer alan yüzme suları çoğunlukta olsa da, diğer denizlerde görülmeyen ‘kötü’ ve ‘çok kötü’ sınıf yüzme sularının bu Deniz’de mevcut olduğu dikkat çekti. Diğer denizlerde en çok evsel atık sular muhtemel kirlilik nedeni olurken Ege Denizi’nde deniz taşımacılığının başlıca neden olduğu kaydedildi. Karadeniz’de evsel katı atıkların kirlilik oluşturma oranının diğer denizlerden yüksek olması durumu söz konusu.

Göllerdeki yüzme sularından, Konya Beyşehir Gölü-İskender Mevkiinin ‘çok kötü’ sınıfta yer alması dikkat çekici. Konya Beyşehir Gölü’ndeki kirlilik evsel atıksular, evsel katı atıklar, sanayi kaynaklı atıksular, sanayi atıkları, zirai ilaç-gübre kullanımı ve göl taşımacılığından kaynaklanıyor.

Su kirliliğinde ön planda olan evsel atıksulardan kaynaklanan kirliliğin başlıca nedeni; yerleşim yerlerinde evsel nitelikli atıksuların arıtılmaması olurken bunu kanalizasyon şebekesinin olmaması veya yetersiz olması takip ediyor. Ancak, ilçelerde sorun il merkezlerine göre daha büyük. Su kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan en önemli güçlük ise; 45 ilde mali imkansızlıklar nedeniyle arıtma tesislerinin kurulamaması, 21 ilde toplumda bilinç eksikliği olarak belirlendi.

 

HAVA KİRLİLİĞİNDE SIRALAMA İSTANBUL, KOCAELİ, BURSA, BİLECİK

Ülkemizde hava kirliliğinin başlıca kaynağı 81 ilimizden 67 ilde evsel ısınma, 5 ilde imalat sanayi işletmeleri, 5 ilde karayolu trafik, 2 ilde diğer sanayi faaliyetleri, 1 ilde termik santraller ve 1 ilde de diğer kaynaklar olarak sıralanıyor. Hava kirliliğinin birincil kaynağının imalat sanayi olduğu illerin (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Bilecik ve Hatay) çoğunun Marmara Bölgesinde olması dikkat çekici. Batı Karadeniz illerinden Düzce ve Karabük’te ise diğer sanayi dalları ön plana çıkıyor. Çanakkale’de termik santraller birincil hava kirliliği kaynakları oldu. Karayolu trafiği, Aydın, Sakarya, Eskişehir, Kayseri ve Malatya illerinde hava kirliliğinin 1. öncelikli kaynağı oldu. Anız yangınları, kış mevsiminde hayvan dışkılarının yakacak olarak kullanılması, lastiklerin yakılması özellikle Batman’da başlıca hava kirliliği kaynakları olarak listeleniyor. Kış sezonu ortalama (2011 yılı Ekim- 2012 Mart arası 6 aylık ortalama) PM10 değerlerinin hava kalitesi indeksine göre ‘5 (kötü)’ olduğu iller: Antalya, Kayseri, Tekirdağ ve Şırnak oldu.

Atık sorununun başlıca kaynağı, evsel atıkların vahşi (düzensiz) depolanması. Bazı illerde düzenli depolama tesisi bulunmazken, bazılarında ise düzenli depolama tesisi olmakla birlikte uzaklık vb. sebeplerle ilçelerde düzenli depolama yapılamıyor. Atıkların en önemli sorun olduğu illerden İzmir, Sakarya, Uşak’ta sanayi kaynaklı atıklar, Burdur ve Bilecik’ de mermer ocakları, Afyonkarahisar, Bolu ve Düzce’de kanatlı hayvan atıkları sorun oluşturuyor. İzmir, İstanbul, Kocaeli illerinde, tehlikeli atıklar için mevcut bertaraf/geri kazanım tesisleri yetersiz kalıyor.

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİNDE İLK SIRADA ADANA 

Gürültü kirliliğinin 1. öncelikli sorun olduğu Adana ilinde; özellikle eğlence yerlerinden kaynaklanan canlı müzik gürültüsü, yerleşim yerleri içerisinde küçük ölçekli imalathanelerin bulunması, TEM Otoyolunun şehir merkezinden geçmesi ve otobana çok yakın yerleşim yerlerinin bulunması, gürültü konusunda şikayetlere neden oluyor. Eskişehir’de ise şehrin merkezinde kalan eğlence yerleri nedeniyle sorun yaşanıyor.
 

Devamı


Şub
23
2015

 Gaziantep'in havası kontrol altına alınıyor 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Kirliliği, Çevre Koruma Yorumlar(0) 

Gaziantep'in havası kontrol altına alınıyor

   Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı, kentin 29 noktasına kurduğu pasif örnekleme tüpleri ile Gaziantep'in hava kalitesinin ölçümlerini yapıyor.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, özellikle hava kirliliğinin daha çok yaşanabileceği kırsal yerleşim birimleri ile sanayinin yoğun olduğu bölgelere yerleştirdiği pasif örnekleme tüpleriyle kentin hava kirliliğini kontrol ediyor.

Bir yıl içinde pasif örneklemeyi 3 kez gerçekleştiren yetkililer, 9 noktada ise aktif örnekleme çalışması sürdürüyor.

2015 yılının ilk 3 aylık ölçümlerine göre 2015 kış dönemi kirlilik haritasını oluşturulacak.
 

 

Kaynak: AA

Devamı


Şub
23
2015

 Çevreciler Marmaris Körfezi'ni kurtarmak için çözüm arıyor 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Doğa Koruma, Su ve Su Kaynakları Yorumlar(0) 

Çevreciler Marmaris Körfezi'ni kurtarmak için çözüm arıyor

  Marmaris Çevrecileri Derneği (MÇD), kirlilik nedeniyle ekolojik dengesi bozulmaya başladığı belirlenen Marmaris Körfezi'ni kurtarmak için harekete geçti.

Çalışmalar kapsamında İzmir'den Marmaris'e gelen araştırma gemisi, körfeze açılarak gerekli keşifleri gerçekleştirdi. Marmaris Çevrecileri Derneği (MÇD) Başkanı Ahmet Kutengin ve basın mensupları da gemide yer alarak çalışmaları takip etti.

Kutengin, gazetecilere yaptığı açıklamada, dernek olarak yaklaşık 2 yıl süreyle üniversitelerle birlikte Marmaris Körfezi'nde araştırma çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Bu bilimsel çalışmaların sonucu olarak bir çalıştay düzenleme kararı aldıklarını belirten Kutengin, "Çalışmalar kapsamında bir de çözüm bölümümüz bulunuyor. Artık çözüm bölümünü hayata geçirmek istiyoruz. Bunun için Akyarlar isimli araştırma ve dalgıç gemisi, ekibiyle ilçemize geldi" dedi.

Çalışmanın çözüm kısmının "Körfezin temizlenmesi, Yalancıboğaz deşarj siteminin yenilenerek genelgeye uygun hale getirilmesi ve balık popülasyonunu arttıracak resiflerin körfeze yerleştirilmesinden" oluştuğunu ifade eden Kutengin, bu projenin nasıl yapılacağı ve maliyetinin ne olacağının belirlendiğini kaydetti. Kutengin, "Bugün de denize açılarak ekibimizle birlikte keşifleri gerçekleştirdik. Son olarak bu projeyi ilgili kurumlara ileteceğiz. Destek talebinde bulunacağız" diye konuştu.

 

Deşarj sistemi kıyıya yakın iddiası

Ekibin Yalancıboğaz mevkisinde gerçekleştirdiği keşifler sırasında ise derin deşarj borularından yüzeye kirliliğinin çıktığı görüldü.

Derin deşarj ve arıtma sistemlerinin nasıl olması gerektiğiyle ilgili genelge bulunduğunu hatırlatan Kutengin, şunları söyledi: "Yalancıboğaz'daki bu sistem genelgeye uygun değil. Boruların çıkış bacalarının kıyıdan en az 850 metre uzaklıkta ve 40 metre derinlikte olması gerekiyor. Yapılan ölçümlere göre bacalar sadece 150 metre uzaklıkta ve 17 metre derinlikte. Artık suyun üstünden bile atıklar görünüyor. Bölgede 10 baca var. Dip çekimlerimizde gördük ki bacalardan bazıları çalışıyor. Buradaki kirlilik akıntılarla Kumlubük ve Marmaris'e kadar gelmeye başladı. Bunu önlemek gerekiyor. Turizmin devam etmesi ve ilerlemesi isteniyorsa, körfezin korunması lazım. Körfez biterse turizm de biter."

Araştırma gemisinde görevli dalgıçlardan İhsan İli de geminin radarlarından, çıkan pislikleri tespit ettiklerini dile getirdi. İli, "Bu pislik burada kalmıyor, kıyılara vuruyor. Deniz hiçbir pisliği içinde barındırmaz. En ufak bir çöp dahi atsanız bir süre sonra kıyıya vurur" ifadelerini kullandı.

MÇD ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından yapılan araştırmalarda, körfezin ekolojik dengesinin bozulmaya ve sudaki oksijen oranının azalmaya başladığı tespit edilmişti. Ayrıca kirlilik nedeniyle aralarında tehlikeli türlerin de bulunduğu denizanası sayısında artış yaşandığı kaydedilmişti.


Kaynak :AA 

Devamı


Sayfa 1 - 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 > >> 

Koç Bilgi Grubu