Ara
tarih
Ara

Yeşil Bilgi Platformu
     Üye Kayıt | Giriş Facebook Twiter E-Posta RSS

Ana Sayfa Yeşil Bilgi Tohumları Sorumluluk Şimdi Röportajlar Etkinlikler Yeşil Dünya Yazıları

İstatistik

  • Girdiler (0)
  • Yorumlar (0)

Kategorideki Yazılar: Çevre Kirliliği



Tem
16
2013

 Yılın İlk 6 Ayında 18 Ton 700 Kilogram Elektronik Atık Topladılar 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Doğa Koruma, Ekolojik Yaşam Yorumlar(0) 

Yılın İlk 6 Ayında 18 Ton 700 Kilogram Elektronik Atık Topladılar

İzmit Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında, yılın ilk 6 aylık döneminde 18 ton 700 kilogram elektronik atık toplandı.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, pil, kağıt ve atık yağdan sonra elektronik atıkları da toplamaya başlayan Çevre Koruma Müdürlüğü ekiplerinin bu konuda da önemli gelişmeler kaydettiği bildirildi.

Vatandaşların elektronik atıklar konusunda oldukça duyarlı olduğu ifade edilen açıklamada, 2010'da 9,5 ton, 2011'de 14 ton 740 kilogram, 2012'de ise 21 ton 100 kilogram elektronik atık toplandığı kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"2013'ün ilk 6 ayında toplanan elektronik atık miktarı, 18 ton 700 kilogram oldu. E-atık Projesi kapsamında canlı yaşamını olumsuz etkileyen ağır metallerin toprağa ve suya karışması engelleniyor. İçerisinde bulunan ve yeniden değerlenen plastik ve metal gibi maddeler sektörün ham madde ihtiyacını karşılıyor.

Vatandaşlar, “318 00 77” numaralı “Alo Atık hattı”nı aramaları durumunda elektronik atıklar belediye personeli tarafından ev ve iş yerlerinden alınıyor."
 

Devamı


Şub
8
2013

 Naylon poşet kullanmayın 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Duyarlılık, Çevre Kirliliği, Doğa Koruma, Ekolojik Yaşam Yorumlar(0) 

Naylon poşet kullanmayın

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, naylon poşet yerine doğa dostu biyobozunur poşetlerin kullanımını sağlamak için üreticileri, marketleri ve vatandaşları teşvik edecek.

Çevre kirliliğine neden olmayan doğa dostu poşetlerin kullanımını sağlamak amacıyla biyobozunur poşetlerin vatandaşa bedava verilmesi, naylon poşetin ise parayla satılması planlanıyor.

Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş, biyobozunur poşet imalatını sağlamak üzere poşet üreticileriyle görüşmelerinin devam ettiğini söyledi.

Doğada kısa sürede yok olması nedeniyle çevre kirliliği yaratmayan biyobuzunur poşetleri öncelikle mevcut firmaların üretmesini istediklerini dile getiren Baş, ''Başka firmalar yapacaksa yine yapsın. Ancak şu anda poşet üretimi yapan firmalar çok daha avantajlı. Ufak tefek değişikliklerle biyobozunur poşetlerin üretilmesi mümkün olacak'' diye konuştu.

Bakanlık olarak bu poşetlerin sponsorluğunu yaparak üreticilere ve marketlere destek vermeyi planladıklarını ifade eden Baş, ''Marketler naylon poşetleri parayla alıyor. Biyobozunur poşetlerin fiyatı, normal poşetlerin iki katı kadar. Market mesela 100 bin liralık poşet aldığında, bunun belli bir miktarını Bakanlık olarak karşılayıp, teşvik edici noktada olacağız. Dolayısıyla da rakamlar aşağıya düşmüş olacak'' dedi.

Vatandaşların biyobozunur poşetleri 20-30 kez kullanabileceğini, isterlerse yıkayabileceğini belirten Baş, doğadan uzun süre yok olmayan naylon poşet yerine doğa dostu bu poşetlerin kullanılması için de bazı önlemler almayı planladıklarını dile getirdi.

Bu kapsamda tüketicinin biyobozunur poşetleri marketlerden bedava alabileceğini anlatan Baş, şunları kaydetti:

''Plastik poşet alanlara da bedel koyalım diyoruz. Plastik poşet, Avrupa'nın tümünde ve Türkiye'deki bazı büyük marketlerde parayla satılıyor. Ancak vatandaş biyobozunur poşeti bedava alacak. İllaki plastik poşet isterse onun bedelini ödeyecek. Bu yönde bir planlama yapıyoruz.

İnsanlar belli bir alışkanlık edindikten sonra bu poşetleri kullanmaya devam edecek, markete giderken yanında götürecek. Bizim özellikle gayret göstermemize gerek kalmayacak. Bunun çok hızlı kabul göreceğini düşünüyorum.''

Devamı


Şub
5
2013

 Tonlarca zehirden kurtuldular 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Duyarlılık, Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Ekolojik Yaşam Yorumlar(0) 

Tonlarca zehirden kurtuldular

Yaklaşık 200 ton ilaçlı suyun Eğirdir Gölü’ne ulaşması engellendi...

WWF-Türkiye 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde Eğirdir Gölü’nde gerçekleştirdiği örnek uygulamaların sonuçlarına dikkat çekiyor. Eğirdir Gölü çevresinde iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve Göl’ün su kalitesinin iyileştirilmesi için devam eden pilot çalışmaların sonuçları umut verici.

2008’den bu yana devam eden ve 2012 yılı itibarıyla ikinci aşaması başlayan Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat Projesi kapsamında, Göl’ün üzerindeki kirlilik baskısının başlıca nedeni zirali ilaç kullanımı olarak belirlendi. Bu doğrultuda Esinyurt pilot köy olarak seçildi ve 50 dekarlık elma tarlalarında örnek uygulama gerçekleştirildi. Kurulan bilgisayarlı hava tahmin ve erken uyarı cihazı ve tarımsal zararlılarla biyoteknik mücadele yöntemlerinden olan feromon çubukları sayesinde Göl çevresindeki aşırı tarımsal ilaç kullanımının azaltılması hedefleniyor. Bütün bu çalışmaların yanı sıra bölgede yaşayan çiftçilere, kadınlara ve çocuklara suyun önemi, akılcı kullanımı ve korunması konusunda kapsamlı eğitimler düzenleniyor.

2012 yılında gerçekleştirilen bu çalışmalar kapsamında erken uyarı sistemi ile 150 ton, biyoteknik mücadele yöntemleriyle de 45 ton olmak üzere toplam 195 ton ilaçlı suyun Eğirdir Gölü’ne, yeraltı sularına ve toprağa karışması engellendi. Ayrıca feromon çubuğu ile desteklenen tarlalarda, elmadaki kurtlanma oranının 6,5 ila 10 kat azaldığı ve bunun genel verime %10’luk bir artış olarak yansıdığı görüldü.

2013 Mart ayı itibarıyla 500 dekara çıkarılacak olan pilot çalışma kapsamında toprak ve su tahlilleri yapılarak Eğirdir Gölü’nde iyi tarım uygulamalarını yaygınlaştırma çalışmaları devam edecek. Uygulama Gelendost ilçesinde yaygınlaştırıldığı takdirde her yıl yaklaşık 16.125 ton ilaçlı suyun doğal kaynaklara karışmasının engelleneceği öngörülüyor.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak “Bugün 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü ve ülkemizde birçok sulak alanda kuruma ve kirlilik başta olmak üzere çeşitli sorunlar yaşanıyor. Ülkemizin en büyük ikinci tatlı su gölü ve uluslararası öneme sahip bir sulak alan olan Eğirdir Gölü de bu sorunlarla karşı karşıya. Göl’ün sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için ilgili paydaşların desteği ile 2008 yılından bu yana çalışıyoruz. Projemiz kapsamında gerçekleştirdiğimiz uygulamaların sonuçları, Göl’ün su kalitesinin iyileştirilmesi ve Türkiye’nin elma üretiminin %20’sini karşılayan bu bölgede tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından son derece umut verici. Yaptığımız pilot uygulamalar, Göl’e ulaşan tarım kaynaklı kirliliğin %40’ı aşan oranda azaltılmasının mümkün olacağını gösteriyor. Bu doğrultuda pilot uygulamalarımızı yaygınlaştırarak, potansiyel bir Ramsar Alanı olan Eğirdir Gölü’nde su kalitesinin iyileştirilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.

Devamı


Ara
18
2012

 Amerikalıların yüzde 80'i "küresel ısınma var" diyor 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği, Çevre Koruma, Küresel Isınma Yorumlar(0) 

Amerikalıların yüzde 80'i "küresel ısınma var" diyor

Associated Press-GfK'nin anketi, her 5 Amerikalıdan 4'ünün, hava sıcaklıklarının arttığını ve bu konuda bir şey yapılmazsa küresel ısınmanın ABD için ciddi bir sorun olacağını düşündüğünü gösterdi.

Anket yapılanların yüzde 78'i, sıcaklıkların arttığı fikrinde olduğunu belirtirken, yüzde 80'i, bunu ciddi bir sorun olarak değerlendirdi.

Ankette en büyük değişimin, her 3 kişiden birine denk gelen, bilimadamlarına çok az güvenen ya da hiç güvenmeyen kişiler arasında gözlendiği belirlendi.

Bu şüpheci grubun şu anda yüzde 61'inin, hava sıcaklıklarının son 100 yılda arttığını söylediği belirtilirken, bu oranın 2009 yılında yüzde 47 olduğuna dikkat çekildi.

Ankete katılanların sadece yüzde 45'i, ABD Başkanı Barack Obama'nın, ikinci döneminde iklim değişikliğiyle mücadele için büyük bir girişiminde bulunacağını düşünürken, aksini düşünenlerin oranı yüzde 41 olarak belirlendi.

Şüpheci gruptakiler, görüşlerindeki değişimin, sıcaklık artışlarından, Sandy kasırgasında New York'ta metro tünellerini su basmasından, kutuplarda buzulların erimesinden ve ekinlerin kurumasından kaynaklandığını söylediler.

Ülke çapında 29 Kasım-3 Aralık tarihlerinde yapılan ankete 1002 yetişkin katıldı.

Devamı


Ağu
27
2012

 Konya'daki Akgöl yeniden hayat buldu! 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Duyarlılık, Çevre Kirliliği, Doğa Koruma, Ekolojik Yaşam, İklim Değişikliği, Su ve Su Kaynakları Yorumlar(0) 

Konya'daki Akgöl yeniden hayat buldu!

Konya'nın Yunak ve Çeltik ilçelerinin sınırları içinde yer alan Akgöl, 1970'lerin başında sıtma ile mücadele kapsamında kurutulmaya başlandı. Yüzlerce çeşit bitkiye onbinlerce göçebe kuşa ev sahipliği yapan Akgöl 1983'te çevresindeki iklimi de değiştirerek kurudu.

2009 yılında Akgöl için hayata dönüş çalışmaları başlatıldı. Sulak alanlar ve iklim değişikliği projesi kapsamında iş makinaları, kepçeler bu kez gölü geri getirmek çalıştı. Kurumaya neden olan kanallar kapatıldı, ardından göl yeniden su tutsun diye setler inşaa edildi. Diden kuşlar geri gelsin diye adacıklar inşaa edildi.

Göl dokuz ayda hayata geri döndü.

Devamı


Ağu
22
2012

 Kuş cenneti, cehenneme döndü 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği Yorumlar(0) 

Kuş cenneti, cehenneme döndü

Yıllar önce yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Kars'taki Mişko Gölü'ne şimdilerde büyükbaş hayvanlar serinlemek için giriyor. Göçmen kuşlardan eser kalmamış.

Gölü besleyen kaynaklar, inşa edilen göletler nedeniyle kuruyunca Mişko'nun büyük bir kısmı çöle döndü. Kalan kısım ise çamur deryası haline geldi. Ama en kötüsü, yaylaya çıkan köylüler bu suyu kullanıyor.

Kuyucuk Köyü Muhtarı Turan Demir, şunları söylüyor: "Mişko Gölü de kuş cennetiydi. Şimdi iddia ediyorum, Kars bölgesine hayvan hastalığı yayan yer oldu.

Mişko Gölü için artık yapacak fazla bir şey yok. Ama komşu, Kuyucuk Gölü kurtarılabilir. Her yıl yüzlerce kuş türünün konaklayarak yuva yaptığı kuyucuk tehlike altında.

Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan, kuyucuk gölü'nün de Mişko Gölü'yle aynı kaderi paylaşmasından korkuluyor. En büyük tehdit, bölge Kars Barajı’yla birlikte başlayacak sulu tarım.

Devamı


May
25
2012

 Karadeniz'e "çöp" tehdidi 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği Yorumlar(0) 

Karadeniz'e "çöp" tehdidi

Bat, Karadeniz'deki kirlilik ve balık çeşitliliğinin azalmasına yönelik yapılan araştırmalarda evsel ve endüstriyel atıklar sebebiyle yakın gelecekte balık yaşamının sona ereceği sonucuna ulaşıldığını savundu.

Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü tarafından hazırlanan rapora göre, kirliliğe bağlı olarak Karadeniz'de 30 yılda balık türü zenginliğinin bozulduğunu kaydeden Bat, ''Ekonomik değere sahip 23 türden birçoğunun avlanma miktarları kirliliğe bağlı olarak düşüş göstermiştir'' diye konuştu.

Ekonomik değere sahip türlerden sadece beşinin avcılığının önemli miktarda yapılabildiğini belirten Bat, şöyle devam etti:

''Karadeniz'de varlık gösteren 23 türden sadece 5'inin önemli ölçüde avcılığı yapılabilmekte. Bu türler arasında hamsi, istavrit, mezgit, sargan ve kalkan yer almakta. Ekonomik değere sahip balık türlerindeki zenginlik bozulurken kirliliğe bağlı olarak kolyoz, uskumru ve kılıç balığı türleri artık Karadeniz'de görülmemekte. Karadeniz çok dar bir eşikle Marmara'ya açılan dünyanın tipik iç denizlerinden biri. Bu nedenle su sirkülasyonu oldukça az. Böylesine durağan bir su yapısına sahip Karadeniz'e, kıyısı olan başta Türkiye, Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan gibi ülkelerin hem evsel hem de endüstriyel atıklarının önemli miktarları boşaltılmakta. Karadeniz, kendisine kıyısı bulunan ülkeler önlem almadıkça yakın bir gelecekte çöp yığını haline gelecek.''

Prof. Dr. Bat, Karadeniz'deki kirliliğin önemli boyutlara ulaştığını, bu durumdan Avrupa ülkelerinin de sorumlu olduğunu öne sürerek, şunları kaydetti:

''Karadeniz'de kıyısı olan ülkelerin kıyı kesimlerinde yaklaşık 10,5 milyon insanın yaşadığı belirlenmiş ve bu nüfusun oluşturduğu kanalizasyon atığının da yılda yaklaşık 571 milyon metreküp olduğu tespit edilmiştir. Kirlenmeyi sadece bu ülkeler değil, tüm Avrupa ülkeleri de sahiplenmelidir. Çünkü tüm Avrupa'yı dolaşarak gelen Tuna Nehri, Karadeniz'e boşalmakta. Bu su yaklaşık 2 milyar ton erozyonik maddeyi de beraberinde getirmekte. Bunun yanı sıra Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler bir günde binlerce ton şehir çöpünü denize atmakta. Karadeniz Çevre Programı, 1996'da sunduğu raporunda, Karadeniz'de çözünmüş halde bulunan nitrojenin yüzde 58'inin ve fosforun yüzde 66'sının Tuna Nehri'nden kaynaklandığını belirtmiştir.''

Devamı


May
14
2012

 Çevre kirliliğine bitkisel çözüm 

  Kategori: Haberler Çevre Bilinci, Çevre Kirliliği, Ekolojik Yaşam Yorumlar(0) 

Çevre kirliliğine bitkisel çözüm

Karbonu emerek küresel ısınmayı önleyen fil çimeni ve sorgum bitkilerinin ekiminin desteklenmesi için çalışma başlatıldı. TÜBİKAM Başkanı Prof. Dr. Yalçın yaptığı açıklamada; Özel toprak istemeyen bu bitkilerin 3-4 yılda büyüdüğünü ve Küresel ısınmayı önleyerek, yakıt olarak ve elektrik üretiminde kullanılabildiğini ifade etti.

Türkiye Bilimsel Kültürel ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (TÜBİKAM), karbonu emerek küresel ısınmayı önleyen fil çimeni ve sorgum bitkilerinin ekiminin desteklenmesi için çalışma başlattı.TÜBİKAM Başkanı Prof. Dr. Alemdar Yalçın, yaptığı açıklamada, atmosferdeki her karbondioksit molekülünü soğurabilme özelliğine sahip 4C enerji bitkilerinden fil çimeni ve sorgumun, aynı zamanda yüksek biyokütle özellikleriyle enerji üretimi için ana hammadde olduklarını söyledi.

Bu bitkilerin 3-4 yılda büyüdüklerini ve 17 kök saldıklarını anlatan Yalçın, enerji bitkilerinin büyüdükten sonra odun yerine sobada yakıt olarak ya da Almanya'da olduğu gibi santrallerde elektrik üretiminde kullanılabildiğini ifade etti. Sorgum bitkisinden şeker üretildiğini de dile getiren Yalçın, AB ülkeleri, ABD, Brezilya, Avustralya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde yapılan çalışmalarla bu bitkinin, biyobenzin üretiminde şeker kamışı gibi çok başarılı şekilde kullanılabileceğinin belirlendiğini bildirdi.

Fil çimeni ve sorgum ekiminin, çevre kirliliğinin önlenmesi açısından da önemli olduğuna işaret eden Yalçın, "Karbon emisyonu sıfır, çevreyi kirletmiyor. Termik santrallerde yakılan kömür, karbon oranını artırıyor ve bu durum büyük kirlilik oluşturuyor. Oysa bu bitki zaten karbonu emiyor. Bunun için de küresel ısınmayı, ani ısınma ve soğumaları önlüyor. Bunlar çok önemli çevreci bitkiler" diye konuştu.

Bu bitkilerin kök yapısı itibariyle erozyonu da önlediğine işaret eden Yalçın, çok fazla toprak özelliği ve su istemeyen bu bitkilerin İç Anadolu ile Güneydoğu'nun çorak iklimine uygun olduğunu kaydetti.
 

Devamı


May
8
2012

 Deniz ve kıyılardaki kirliliği önleme projesi 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği Yorumlar(0) 

Deniz ve kıyılardaki kirliliği önleme projesi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: "Türkiye'nin kıyı ve denizlerindeki kirliliği önlemek için çalışma başlatıldı"

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kıyı ve denizlerdeki kirliliği önlemek için proje başlattı. Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi'ni 2013'te tamamlamayı planlayan Bakanlığın hedefinde, balıkçılık yönetiminin sürdürülebilirliğinin sağlanması da var.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin kıyı ve denizlerindeki kirliliği önlemek için çalışma başlatıldığı belirtildi.

Bakanlık, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) uygulayıcı ortaklığıyla Küresel Çevre Fonu (GEF) mali desteğiyle hayata geçireceği Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi'ni 2013'te tamamlayacak. Sürdürülebilir bir balıkçılık yönetimi sağlamayı da hedefleyen Bakanlık, Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının daha etkin kullanımını sağlayarak yerel teşkilatlarda kapasite artırımını sağlayacak.

“Ekoköy” kurulmalı

Proje hazırlanırken halkın görüşlerine de başvurulduğu belirtilerek, öneriler doğrultusunda Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgeleri için doğal ürünlerin ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmesi ve bu kapsamda bölgede bir "ekoköy" oluşturulmasının gündeme gelebileceği bildirildi.

Yıllık ekonomik değerler belirlendi

Proje kapsamındaki ekosistem hizmetlerinin değerlendirilmesi çerçevesinde, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ile Foça ve Gökova ÖÇK Bölgeleri'nde üretilen ekonomik değerler belirlendi.

Buna göre; Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nın yıllık ekonomik değeri 42 milyon 856 bin 808 dolar, Foça ÖÇK bölgesinin 37 milyon 66 bin 203 dolar ve Gökova ÖÇK Bölgesi için 28 milyon 526 bin 64 dolar olarak tespit edildi.
 

Devamı


Nis
25
2012

 Sarıkamış'ta balıklar ölüyor 

  Kategori: Haberler Çevre Kirliliği, Ekolojik Yaşam, Hayvanlar Alemi Yorumlar(0) 

Sarıkamış'ta balıklar ölüyor

Sarıkamış ilçesinde bulunan Asboğa Gölü'ndeki toplu balık ölümlerinin nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

Asboğa Gölü'nde son günlerde toplu balık ölümleri meydana gelmesi üzerine, Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü, Milli Parklar ve Yaban Hayatı Koruma Şubesi Müdürlüğü ile Sarıkamış Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nce çeşitli incelemeler yapıldı ancak balıkların ölüm nedeni belirlenemedi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün talebi üzerine, Elazığ Su Ürünleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü'nden talep edilen 3 kişilik teknik ekip Asboğa Gölü'nde araştırmalara başladı. Botla gölün tamamını gezerek farklı derinliklerden su örnekleri alan ekipler, kıyıya vuran ölü balıklar üzerinde de inceleme yaptı.

Elazığ Su Ürünleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü'nde görevli su ürünleri mühendisi Gökhan Karakaya, gölün farklı noktalarından ve farklı derinliklerinden su numuneleri aldıklarını, ilk incelemede geçen hafta yaşanan toplu balık ölümlerinin azaldığını söyledi.

Balıkların kesin ölüm nedeninin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Karakaya, ''Buradan aldığımız su numunelerini Elazığ'a müdürlüğümüze götürerek inceleyeceğiz. Şu anda kıyıda balık ölüsü gözlendi. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi için suyun analizini yapacağız'' diye konuştu. Karakaya, balıkların ölüm nedeninin bir hafta içinde belli olacağını ifade etti.

İlçe merkezine 11 kilometre uzaklıkta, 2007 rakımda, yaklaşık 13 bin 800 metrekarelik alana sahip Asboğa Gölü, içerisinde sarı sazan balığıyla, angut, ördek, martı ve diğer bir çok kuş türünü de barındırıyor.

Devamı


Sayfa 1 - 11 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 > >> 

Koç Bilgi Grubu