Ara
tarih
Ara

Yeşil Bilgi Platformu
     Üye Kayıt | Giriş Facebook Twiter E-Posta RSS

Ana Sayfa Yeşil Bilgi Tohumları Sorumluluk Şimdi Röportajlar Etkinlikler Yeşil Dünya Yazıları

Yeşil Bilgi Platformu Çevre Konferansı Gerçekleşti! 

Yayınlanma Tarihi: 16 Haziran 2011 Perşembe 10:36:09
İçeriği Oyla 5 Oy

<< Önceki    

İş ve ekonomi dünyasının liderleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve gazetecilerin katıldığı konferansta, ekonomik, akademik ve sosyal olmak üzere üç ayrı oturum gerçekleşti.

Özel sektör, sivil toplum kuruluşları, bireyler ve üniversite birlikteliği ile doğal kaynakların korunması konusunun uzman bakış açısı ile değerlendirildiği konferansta, çevre sorunları hakkında toplumun her kesiminden ilgililerin alması gereken çözüm önerileri ve önlemler tartışıldı. 

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Y. Koç’un da katıldığı konferansta, Sayın Koç,  konferansın moderatörleri ve aynı zamanda Yeşil Bilgi Platformu destekçileri olan Yetkin Dikinciler ve Yavuz Semerci’ye, özverili çalışmaları ve değerli katkılarından dolayı teşekkür ederek, birer plaket verdi.

Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu“Kaynaklar Tükenmeden Sorumluluk Şimdi” konulu konferansın açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Yeşil Bilgi Platformu’nun 2008 yılından bu yana gerçekleştirdiği projelerle, toplum genelinde “bilgiyi” bilince dönüştürme amacıyla çalışmalarına devam ettiğini belirten Nalbantoğlu, Platform’un 25’den fazla kurum ve kuruluşla geliştirdiği işbirliği ve katılımcı kültür iş modeli ile, Türkiye’nin Çevre Platformu olma yolunda ilerlediğini dile getirdi.

Yeşil Bilgi Platformu’nun, 12’den fazla proje gerçekleştirdiğini belirten Nalbantoğlu, “Projelerimizle,  3 yılda yaklaşık 3 milyon kişiye ulaşmayı başardık. Sayıları 5000’i bulan gönüllüler ordusuna sahip olduk. Türkiye ormanlarına 8500 fidan kazandırdık. Atık yönetimi ile, Yeşil Bilgi Platformu kurucu şirketlerinden, toplam 51 ton atık kağıt topladık. Bu miktarda kağıdın geri kazanım süreciyle, bugüne kadar yaklaşık 867 ağacın kesilmesini de önlemiş olduk. Bu rakam, ayrıca 1836 ton sera gazının atmosfere salımınının engellendiği ve 1milyon 326 bin litre sudan tasarruf edildiği anlamına da geliyor.” dedi. 

Konuşmasında, dünya nüfusunun artışına karşılık, doğal kaynakların sınırlı olduğu ve bu döngünün, sağlıklı yaşam kalitesini tehdit ettiğini belirten Nalbantoğlu, şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi, son çeyrek asırda dünya ekonomisi olağandışı bir büyüme kaydetti. Küresel ekonomi büyürken, yaklaşık 7 milyarı bulan dünya nüfusunun yarısından fazlası, yoksulluk sınırında yaşıyor ve sağlıksız yaşam koşullarıyla mücadele ediyor. Sınırlı doğal kaynaklarla, dünya ekosistemleri bu nüfusu nasıl besleyecek; dünyayı nasıl bir gelecek bekliyor; insanlık temel ihtiyaçlarına ulaşmaya devam edebilecek mi gibi sorular, dünya liderleri arasında yanıt bekleyen sorular arasında yerini aldı.”

Koç Üniversitesi Rektörü Umran İnanda bir açılış konuşması yaptı. Koç Üniversitesi hakkında bilgi veren İnan, konuşmasında çevre konusunda farkındalık yaratmanın önemine değindi. Her bireyin, yaşam kalitesini bozmadan çevreci olabileceğine ve günlük yaşamında yapacağı ufak tefek davranış değişiklikleri ile büyük etkiler yaratacağına inandığını söyleyen Umran İnan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Teknolojinin rolü önemli. Buluşlar olmalı. Üniversitelerin bu konuda çok önemli bir rolü var. Çevreye hizmet eden buluşlar çevre için en önemli bulgular olacaktır. Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de en önemli kaynak insan. Genç insanlarımızın önünü açmalı ve inovatif çalışmalar yapabilmeleri için tüm imkanları tanıyarak onları özgür bırakmalıyız.”

Ekonomi Dünyasında Yeşil Yarış Başladı…

Konferans “Ekonomi Yerküreyi Nasıl İyileştirecek? İş Dünyası Geleceğe Nasıl Hazırlanıyor?” başlıklı oturumla başladı. Moderatörörlüğünü gazeteci- yazar Yavuz Semerci’nin üstlendiği oturuma; İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Genel Sekreteri Engin Güvenç, Arçelik A.Ş. Genel Müdürü ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Levent Çakıroğlu, Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay ve TUBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Gürsoy panelist olarakkatıldı.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Genel Sekreteri Engin Güvenç, ekonomik anlamda sürdürülebilirliğin önemine değinerek, iş dünyasının büyürken dünya ekosistemlerinde de bozulmaya sebep olduğunun altını çizdi. Güvenç “Milenyum ekosistem değerlemesine göre geçen yarım yüzyıllık süreçte 24 ekosistemin 15 inde bozulma yaratmıştı. Sorunun temel nedeni ise insandır. Ekolojik ayak izi yerel biyolojik kapasiteden büyük olan ülkeler, yerel ekosistem bozulma riskine açıktır veya ticaret kapasitesinde sorunlar yaşayabilir. Ekonomik güç ise dışarıdan biyolojik kapasiteye ulaşmak için her zaman temel varlıktır. Çok bilinen ve anlamlı bir söz vardır: “Toplumsal çöküş yaşanan ortamlarda iş dünyası asla başarılı olamayacaktır” dedi.

Düşük karbon ekonomileri doğrultusunda gelişme gösteren, verimli teknoloji ve çözümler doğrultusunda kaynak sağlayabilen lider şirketler arasında bir“Yeşil yarış”ın gerçekleştiğine de değinen Güvenç, bu konuda AB ülkeleri, Çin, ABD ve Hindistan’da çok önemli çalışmalar yapıldığını da sözlerine ekledi.

Arçelik A.Ş. hakkında bilgi veren Arçelik A.Ş. Genel Müdürü ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Levent Çakıroğlu, teknolojinin çevresel sorunlar ve doğanın korunması konusunda çok önemli bir rolü olduğuna değindi. Çakıroğlu, elektrikli ev aletlerinde kullanılan son teknolojiler ve enerji tasarruflu ürünler ile, en önemli çevre sorunu olan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik önlemlerin geliştirildiğinin altını çizdi.

Ford Çamurdan Enerji Üretiyor!

Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, Ford’un çevre konusundaki çalışmaları ve genel vizyonu hakkında bilgi verirken, özellikle ürünün ömrü ve çevreye olan etkisini azaltmak üzere inovasyon çalışmaları gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.  Otay “Çevre dostu üretim, enerji yönetimi, enerji verimliliği ve karbon salımını şirketlerin öncelikli gündem konuları arasına girmiştir. Ford olarak biz de sahip olduğumuz fabrikalar ve üretim süreçlerimizde çevre dostu teknoloji ve uygulamaları tercih ediyor, bu alandaki başarılarımızla ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz” dedi. Elektrikli ve hibrid araçların gelişiminden söz eden Otay, “Yeni tesislerin projelendirme aşamasında dahi enerji yönetiminin göz önünde bulundurulan bir uygulama olması gibi konular, otomotiv sanayinde de çevreci iş yapış biçimleri olarak karşımıza çıkıyor.  Çamur kurutma sistemleri ile, çamurun ek yakıt olarak kullanılmasının hedefliyoruz” dedi. 

“Dijital Türkiye, daha yeşil bir Türkiye oluşturmanın ön koşuludur”

TUBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Gürsoy ise yaptığı konuşmada TÜBİSAD ve sektör hakkında genel bilgiler verdi. Gürsoy, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Yeşil BT’ye verilen önemin ve talebin arttığını söyledi. Gürsoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünyanın her türlü enerjiye olan talebi sürekli artıyor. Artan nüfus yoğunluğu da her türlü zararlı atık ve yayılımlardan kaçmayı imkansız hale getiriyor. Artık tüm firmalar için gelişmek beraberinde sosyal sorumlulukları,  akıllı kaynak ve teknoloji kullanımı da beraberinde getiriyor.

BT’nin hem problemin sebebi hem de çözümü olduğunu söyleyen Gürsoy “Dijital Türkiye, daha yeşil bir Türkiye oluşturmanın ön koşuludur. Hangi işle uğraşırsak uğraşalım daha yeşil bir gelecek için her şeyi dijital ortama aktarmalı, elektronik imza ve video konferans gibi teknolojileri yaygınlaştırılmalı, daha fazla bilgi ve katma değer yaratabilmek için nitelikli iş gücü yaratmalıyız” dedi.

Anket: “Ne Kadar Çevreciyiz?”

Yeşil Bilgi Platformu konferansa paralel olarak, kamuoyunun çevreye karşı duyarlılığını ölçümlemek amacıyla iletişim kanalı  www.yesilbilgi.orgweb sitesi üzerinden, “Tüketim Alışkanlıkları ve Çevre” başlıklı bir anket çalışması gerçekleştirdi. 12 Nisan’da başlayıp 06 Haziran 2011 tarihinde sona eren ve “Çevre bilinci bireylerin tüketim alışkanlıklarını ne kadar etkiliyor?” sorusunun irdelendiği çalışmaya 3786 kişi katıldı.

Ekonomik panelde, panelin moderatörü Yavuz Semerci tarafından paylaşılan anket sonuçları;  çevreci tüketim alışkanlıklarının, özellikle gelir ve eğitim seviyesi yüksek bir kitle tarafından sahiplenilmeye başladığını ortaya koyuyor.

Çevreci ürünlerin tercih edilmemesini daha yüksek fiyatlarla satılıyor olmasına bağlayan katılımcıların, gelir ve eğitim seviyelerine bakıldığında; çevreci ürün kullanmayan katılımcıların yüzde 48’inin aylık kazancının 1000-5000 TL aralığında olduğu görüldü. Yüzde 61,4’ünün üniversite, yüzde 15,3’ünün yüksek lisans mezunu olduğu anket katılımcılarının yüzde 72,5’inin 18-40 yaş arası olduğu belirlendi.  

Ankete katılan 3786 kişinin yüzde 80,3’üÇevreci ürünler kullanıyor musunuz?” sorusuna “Evet”yanıtı verirken,  yüzde 19,7’sinin ise alışveriş yaparken aldığı ürünün çevreci olmasıyla ilgilenmediği görülüyor. “Evet” diyenlerin tercih ettiği çevreci tüketim ürünlerinin başında yüzde 37,3 ile organik gıda gelirken, temizlik ürünleri yüzde 23,9 ile ikinci sırada yer aldı.

Genel olarak panelde şu çıktılar elde edildi: Devletlerin çevre konularında şirketleri cesaretlendirecek vergisel avantajlar sağlamaları gerekmektedir. Sera gazı emisyonunda en önemli rollerden biri,  elektrikli ev aletlerinin enerji tasarruflu ürünler olmasındadır. Teknoloji, çevre sorunları ve doğanın korunmasında çok önemli roller üstlenmiştir. İnovasyon çalışmaları ile şirketler çevresel konulara yatırım yapmayı sürdürmelidir. Tüketici eğilimlerine bakıldığında çevreye duyarlı ürünlere talebin arttığı görülmektedir. Bu da şirketlerin çevre konusundaki vizyonlarını belirlemektedir.

20-30 yıl içinde enerji sorununa çözüm bulacak ciddi bir gelişme olmayacak

Üniversitelerdeki inovasyon desteklenmeli

“Yaşanabilir Çevre için Eski Köye Yeni Adet!” başlıklı akademik panelin moderatörü Koç Holding Teknoloji ve Çevre KoordinatörüDoç. Dr. Orhan Alankuş oldu. Bu oturuma panelist olarak katılan uzmanlar; Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Tan, Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Can Erkey; Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Türkayve Özyeğin Üniversitesi Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Pınar Mengüçoldu.

Yaşanabilir Çevre için Eski Köye Yeni Adet!” başlıklı akademik panelde gerçekleştirilen konuşmalar sonucunda fikir birliğine varılan görüşler şunlar oldu: Çevre sorunları konusunda bilgi, bilinç ve farkındalık düzeyi artırılmalı. İnovasyon kültürü yaratılmalı. Gerekli  regülasyonlar hayata geçirilmeli. Teşvik altyapısı oluşturulmalı. Çevre konusundaki girişimlere gerekli devlet teşviki ve desteği sağlanmalı. Hem ürün hem de hizmet alanında, enerji verimliliğini destekleyen iş modelleri geliştirilmeli. Enerji verimliliğinde bir ürünün baştan sona tüm süreçleri ele alınmalı. Şehirleşme önemli. Çevreci şehirler yaratılmalı ve bunun için inovatif fikirler geliştirilmeli. Üniversitelerdeki inovatif çalışmalar desteklenmeli ve uzun vadeli çalışmalar yapılmalı. Nano teknolojiler bu alanda çok önemli. 20-30 yıl içinde enerji sorununa çözüm bulacak ciddi bir gelişme olmayacak. Var olan yenilenebilir kaynaklardan daha fazla yararlanma yolları bulunmalı, yaygın olarak kullanılan petrol gibi doğal kaynakların kullanımı kontrol altına alınmalı.

Dünya Alarmda: Bir Amerikalı’nın bıraktığı ayak izi, 43 Afrikalı’nınkine eşit

Moderatörlüğünü tiyatro ve sinema sanatçısı Yetkin Dikinciler’in yaptığı“Duyarlı (mı) yız? Farkında (mı) yız?” oturumuna ise:Deniz Temiz Derneği ve TURMEPA (Deniz Temiz Derneği) Genel Müdürü Akşit Özkural, WWF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar, TEMA Vakfı Mütevelliler Heyeti Üyesi Prof. Dr. Lütfü Baş, tiyatro ve sinema sanatçısı Memet Ali Alabora ve gazeteci- yazar Günseli Özen Ocakoğlu panelist olarak katıldı.

Her 20 saniyede bir, bir çocuğun kirli su nedeniyle öldüğünü, yılda 2 milyon kişinin yine kirli suyun neden olduğu hastalıklardan hayatını kaybettiğini söyleyen TURMEPA (Deniz Temiz Derneği) Genel Müdürü Akşit Özkural, Karadeniz’in uzaydan çekilen fotoğrafını göstererek sözlerine şöyle devam etti: “Karadeniz’de yaşayan balık neslinin beşte dördünü kaybettik. Karadeniz’e değişik canlılar gelmeye ve yerel canlıları öldürmeye başladı. Çok büyük gemiler nedeniyle Karadeniz’e yılda 410 bin ton petrol atığının atıldığını söyleyebiliriz. Marmara denizinde hiçbir canlı yaşayamaz hale geldi. Çünkü oksijen yok. Yaşama hakkı olan canlılar ölüyor. Acilen nüfusun yoğun olduğu yerlere ileri teknoloji arıtma tesisleri kurulmalı. İyi niyetli çalışmalar var ama pratiğe dökülmüyor” dedi.

“Duyarlılık sahibi olmalıyız” diyen Akşit, denizlerdeki oksijenin tükendiğini ve bunun da canlıların ölümüne sebep olduğunu söylerken, bu yok oluşun böyle devam etmesi durumunda kitlesel ölümlerin yaşanabileceği uyarısında bulundu. Akşit “Herkesi göreve çağırıyoruz. Mutlaka bir çevreci kuruluşa ve sivil toplum kuruluşuna üye olun, destek verin” diyerek konuşmasına son verdi.

WWF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar ise yaptığı konuşmasında, Türkiye ile ilgili çarpıcı bilgilere yer verdi. Bayar “Sulak alanlarımızın yarısıson 40 yılda ekonomik ve ekolojik işlevini yitirdi. IUCN 2008 Kırmızı Listesi’ne göre; Türkiye’de küresel ölçekte tehlike altındaki tür ve alt tür sayısı: 134. Ormanlarımız son 50 yıl içinde yarı yarıya azaldı. Her yıl 20.000 hektarın üzerinde ormanalanı yok oluyor. Her sekiz bitkiden biri, neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye çok sayıda türün tehlike altında olduğu10 ülke arasında dördüncü sırada.” dedi. Bayar, Türkiye için yapılacak acil önlemleri ise şu şekilde sıraladı: “Türkiye için acil olarak tabiatı ve biyolojik çeşitliliği koruma yasası çıkartılmalı; devlet desteği ile sulak alanlarla ilgili çalışmalar yapılmalı, önlemler alınmalı; İzmit - Bursa otoyolu yapılıyor, doğaya zarar vermeden projenin tamamlanması gerekiyor. Örneğin, bu proje nedeniyle bölgedeki su kuşlarının yaşam alanları tehlike altında olacak.  Bu konuda talebimizi ilgili birimlere ilettik.”

1970’ten beri, insanoğlunun ekolojik limit aşımı yaşadığına da değinen Uğur Bayar, ekolojik ayak izinin, dünyanın biyolojik kapasitesinin yüzde 50’sini aştığını ve şimdiki gibi yaşamaya devam edersek 2030 yılında iki, 2050 yılında ise üç gezegene ihtiyacımız olacağını söyledi.  2007’de yenilenebilir kaynakların tekrar üretimi için 1,5 yıl gerektiğinin altını çizen Bayar,  1970-2007 yılları arasında biyolojik çeşitliliğin yüzde 30’unun kaybolduğunu da söyledi. Dünyada yaşanan adaletsizliğe de değinen Uğur Bayar,Bir Amerikalı’nın bıraktığı ayak izi, 43 Afrikalı’nınkine eşit” karşılaştırmasını yaptı.

Sunumuna “Yedeklerini tüketen dünya nereye gidiyor?” sorusuyla başlayan TEMA Vakfı Mütevelliler Heyeti Üyesi Prof. Dr. Lütfü Baş, “Dünyada muhteşem bir denge var ve bozulan bu dengenin sonuçlarını dünya kaldıramıyor” dedi. İnsanların bugüne kadar 100 binden fazla kimyasal madde bulduğunu ve bulmaya da devam ettiğini söyleyen Baş, bilginin bilinç haline geçmesi gerektiğini, bunun da ancak 0-6 yaş arasında verilecek çevre eğitimi ile mümkün olduğunu ilgi çekici bilgiler eşliğinde paylaştı.

Tiyatro ve sinema sanatçısı Mehmet Ali Alabora, doğa ile kültürün bütünleşik olduğunu, doğaya karşı duyarlılığın da kültür ile ilgili olduğunun altını çizdi. Alabora “Tüketildikçe üretilecek yepyeni bir ekonomik model yaratalım ve bu modelde enerji sorununu, daha çok enerji üreterek değil, daha az enerji tüketerek çözelim. Kültürün üzerine yatırım yapalım, içerik üretelim, doğanın ürettiklerinden faydalanıp ekonomik bir değer yaratalım ama bu tek başına ürün değil, temelde bir hizmet olmalı. Doğanın yarattığı hizmeti satalım, bunun için de inovatif yatırımlar yapalım” dedi.

Gazeteci- yazar Günseli Özen Ocakoğlu ise elde edilen çıktıların nasıl kamuoyunun bilgisine sunulması gerektiği konusuna değinerek “Türk’ün aklı gözündedir. Onlara gerçekleri gösterelim” dedi ve dünyanın değişik ülkelerinde ödül almış çevre filmlerini katılımcılarla paylaştı.

Ocakoğlu da yeni kanunlara ihtiyaç duyulduğunun, sivil toplum kuruluşlarının öncülük yapmayı sürdürmeleri gerektiğinin ve tarafsız, hızlı ve güvenilir oldukları için akademisyenlere çok iş düştüğünün altını çizdi.

Fotoğraflar aracılığıyla “Sorumluluk Şimdi!”

Yeşil Bilgi Platformu Mayıs ayı içinde, çevre sorunlarıyla ilgili farkındalığı artırmak ve konferans öncesi dikkatleri çekmek amacıyla bir de kampanya düzenledi. “Sorumluluk Şimdi!” adını taşıyan kampanya ile “Doğa geri almadan ve geç kalmadan, dünyanın geleceği için bugünden yapılacak çok şey var” mesajı, kamuoyuna dikkat çekici fotoğraflar aracılığıyla iletildi.  Yeşil Bilgi Elçisi ve destekçisi olan Yetkin Dikinciler, Yavuz Semerci ve Mithat Bereket ile Yeşil Bilgi Platformu Yöneticisi/Koç Bilgi Grubu Kurumsal İletişim Direktörü Banu Aydoğan kampanya için objektif karşısına geçti. Çarpıcı mesajların yer aldığı çalışmalar, çeşitli dergilerde ve internet sitelerinde yayınlandı ve metro durakları, alışveriş merkezleri ve sinema salonlarında sergilendi.

Konferans, ZER A.Ş. Genel Müdürü Tuğrul Fadıllıoğlu’nun konuşması ile sona erdi. Fadıllıoğlu, Yeşil Bilgi Platformu kurucu şirketlerinden biri olarak konferansa ve “Sorumluluk Şimdi” kampanyasına verdikleri destekten dolayı mutluluk duyduklarını belirtirken, çevre sorunlarına karşı duyarlı olma stratejisi ile çalışmalarını yürüttüklerini ve tedarikçileriyle birlikte oluşturdukları değer zinciri ile çevre sorunlarına karşı duyarlı olarak hareket ettiklerini söyledi. Tuğrul Fadıllıoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bu konferansta, dünyanın durumunu ortaya koyarken ve kötüye giden grafiği iyi yöne çevirebilecek adımları geç kalmadan atmamız gerektiğini konuşurken, üzerimize düşen görevleri de hatırlama şansı bulduk. Her panel sonrası elde edilen çıktılar doğrultusunda gördük ki “dünya alarmda”. Biz bekledikçe, dünya, alarmlarını vermeye daha ne kadar devam edecek? Doğa geri almaya başladıkça “dünyayı kurtaran adam” bizi gerçekten kurtaracak mı? Bugün hep beraber bu sorulara yanıt ararken suya bir taş attık ve bu tarz değerli projelerin önderliğinde küçük bir hareketin ne denli büyük etkiler yarattığının en yakın tanıkları olduk. Biz Yeşil Bilgi Platformu’nun söylemi ile “yeşil gelecek, güzel gelecek” dedik ve aslında her birimiz, dünyanın geleceğine şekil veren birer mimar olduk.” ZER Genel Müdürü Fadıllıoğlu konuşmasının sonunda, katkılarından dolayı Koç Üniversitesi Rektörü Umran İnan’a bir plaket verdi.  

  • RSS
<< Önceki    
Bu yazı için yorum girişi kapalıdır.

Koç Bilgi Grubu